Geçtiğimiz Pazartesi akşamı, İstanbul Psikodrama Enstitüsü’nün “ Psikodrama’da Beden Hafızası ve Eylem” konulu konferansındaydım, Psikodramatist Derya Leblebicioğlu’nun anlatımıyla ve aynı zamanda Enstitü Başkanı olan Uzm. Psk. Deniz Altınaydı moderatörlüğünde, harika bir konu, dolu dolu bir salon, aktif katılımcılar ve ayrıca benim açımdan da Dr.Hakan Coker ve Uzm.Psk.Neşe Karabekir’i görmek  güzel bir sürprizdi :)

Konferans boyunca aldığım notlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum, beden hafızası her açıdan değerlendirilmeli ve bedene güzel kodlamalar yazabilmek için anne adaylarının, doğum destekçilerinin, ebelerin, doktorların, anne- babaların çocuk yetiştirirken, tüm sosyal iletişimde beden farkındalığı geliştirme de  kısaca hayatımızın her aşamasında var  …

“Akıl unutur, beden hatırlar “  Beden hafızası, sıkıntıların, korkuların, mutlulukların hem fiziksel hem de psikolojik orak beden de tutulmasıymış.

Moreno’ya göre; bebek dünyaya gelirken eksikliklerle doğar, sözel iletişimi (konuşma) yoktur ancak hafıza alma devam ediyordur. Bu ilkel kayıtlar beden hafızasıdır. Somatik ve Psişik roller eşik eder sonrasında. Anne rahminde bebek ile kurulan ilk ilişki, doğum anındaki ilk tensel temas, yemek yer(emerek) sonra yemek verene sevgi gelişir, ileriki yaşlarda tüm ilişkilerinde temel oluşturur. Bebek ağladığında, güldüğünde annenin bebeğini fark etmesi / fark etmemesi ileriki dönemlerde kabul edilme/edilmeme duygularını oluşturuyormuş.

Beden duruşu, kişinin yaşam hikâyesini gösterirmiş. Örneğin; çocuklukta sürekli dayak yemek, bedende fiziksel iz bırakır. Omuzları yukarı birleşiktir, dayak bitmiş olsa bile gevşeyemez. Geçmişin travmalarını yaşıyorsa zihin ve beden, An’da kalmakta ( uygun anda uygun cevap verebilme/ verilmesi gereken tepkiyi verme) zorlanır. Sözel süreçler kişinin söylediklerini çarpıtabilir ama eylem, bedeninde var olanı verir. Hatırlamadığınız birçok şey, hayatınızda ki birçok şeyi etkiliyormuş.

Psikodrama felsefesinin en temel öğelerinden biriymiş “Beden Hafızası”. Beden farkındalığını geliştirerek otomatik davranışlardan uzaklaşmaya ya da nedenini çözmeye yarıyormuş.

Uzm.Psk.Dnş.Deniz Altınay,” Moreno ve Sağlıklı Yaşamın Doğal Yapısı” başıklı yazısından bir alıntı yaparak, doğal doğumun beden hafızasındaki önemine dikkat çekmek istiyorum; “Doğum anı bebek ile annenin beraber yaşadıkları sürecin önemli bir dönüşüm noktasıdır ve her iki canlı tarafından da tam olarak yaşanılmasına gereklilik vardır. Doğal doğum da bu sürecin kesintiye uğratılmamasının bir gerekliliği olarak karşımıza çıkar. Eğer doğum anı, annenin bilincinin olmadığı bir sürece dönüşürse bebek ile anne arasında kopukluk meydana gelir. Bu kopukluk bebeğin bu süreçte bir “yalnızlık duygusu” yaşamasının nedeni olabilecektir. Tam ya da yarım uyuşturulmuş anne, bebeği ile yapacağı ilk ve en önemli eylemi kesintiye uğratılmış olmaktadır. Bu süreç “birlikte yapma”, “ birlikte hissetme” ve “birlikte olma” olarak adlandırılan üç önemli olgunun yaşanılmamasını kısa bir an için sekteye uğratır. Bu sorun daha sonraları her sıkıntılı durumda benzer bir kesintinin olmasının habercisi olabilir. Anne bebeğinden farkında olmadan zor anlarda uzak kalma davranışı sergileyebilir ya da bebek yaşadığı bu ilk uzaklığı hücresel düzeyde hissetmeyi ( beden hafızası) her zaman hatırlayabilir. Bebeğin doğal doğum sürecinde doğar doğmaz anne kucağına verilmesi de büyük önem taşır. Doğumun anne uyanıkken ve doğal olarak yapılmasının sebeplerinden birisi de budur. Bu yaşama merhaba deneyimidir ve bebek için son derece önemlidir. Doğum sürecini birlikte yaşayamayan anne ve bebeklerde birçok eksiklik söz konusu olabilir, bu eksikliğin en önemlilerinden biri ve herkesin kabul edeceği bir gerçek olarak” cesaretsiz anne ile birlikte verilecek olan çabada kendi hislerinden korkmuş ve kendini uyuşturmuştur ama bebek bu süreci yaşamıştır, bu ilk kopukluk doğal doğum tercih edilmemesinden kaynaklanmıştır.”

Peki, bir ebe olarak, ekip işbirliği ile beden hafızasına travma işlenmemiş doğumları nasıl sağlayabiliriz, doğum anında ve doğum sonrasında AN’da olmayı nasıl sağlayabiliriz sorularıyla dolu bir zihinle evime doğru düştüm yollara..

sevgilerle, pinar