Ne kadar tanıdık, hatta biz dediniz di mi?

Emzirme süresi boyunca aynı yatak ya da anne yanı beşik, süt hormonlarını uyarmak, güvenli bağlanma sağlamak için benim de önerdiğim, kendimde de denediğim bir uyuma şekli.

Özellikle ertesi gün çalışan bir anne için bebeği emzirmek için kalkıp tekrar yatağına dönmek, özellikle büyüme atağı ya da diş çıkarma dönemlerinde daha sık olan emzirme süreçleri sonrası ertesi güne dinlenme yerine çok yorgun başlayabiliyor. O zaman da aynı yatakta olmak kurtarıcı olabiliyor. Uzun emzirme dönemlerinde en sık gözlemlediğim durumlardan bir tanesi olmasına tamam diyorum.

Elbette bir tek emzirmeye bağlamak olmaz. Annenin bebeği ile kurduğu etkileşimin hali. Bütün gün işte olup gece vuslat anları gibi. Uyurken kokusunu burnunda hissetmek, dokunmak istemek. Bu şekli uyumaya da tamam diyorum.

Aynı zaman da bebek içinde güvenli bağlanmanın temellerini atıyor. Doğum sonrasında ki ilk üç aylık dönem bebeğin anne karnında ortama benzer sesler, sıcaklık ve koku üçgeninde bırakmak da bunda çok etkili. Bunun yolu da emzirme, iletişim ve bebeğinizle ten ten tene temastan geçiyor. Bu şekilde olan uyumaya da tamam diyorum. Sonraki aylarda aynı yatakta geçen dönem ise, kimi psikolog bunu çok normal bir durum gibi görüyorken kimi psikolog ise dünyanın sonu gibi görebiliyor. Ben de her çocuğun kendi yatağına geçme zamanı sinyalleri vereceğini annenin güçlü içgüdüleriyle bu sinyalleri okuyor olabileceğini düşünüyorum.

Bazen de, ama kocam bütün gün çalışıyor. Gece kalk yat, bebeğin ağlaması, rahatsız etmesin diye düşünüp koltuğa gönderilme hali de var.

Amaaaa! Çocuklar ile aynı yatağı paylaşmak çiftler arasında karşılıklı konuşulmalı, babanın da bu konuda istekli olması önemli. Çünkü bu hassas konu aynı zaman da karı koca dinamiklerini de bozabilecek bir konu. Annenin çocukların yanında yatmasının ya da  asıl sebebini çözmek önemli. Çocuğu eşin yerine koyma, cinsellikten kaçış, ebeveynlik ile değişen karı koca sorumluluklarının getirdiği soğukluk mu?

Tamam, doğum sonrası dönemde östrojen ve progesteron seviyesindeki azalmanın, emzirme süresinde prolaktin seviyesindeki artışın cinsel isteksizlik, kuruluk, ağrılı cinsel ilişki gibi cinsel problem yaşanması ile ilişkili olduğu yapılan bilimsel çalışmalar gösteriyor. Aynı zaman da sonrası dönemdeki yorgunluk, uykusuzluk, bebek bakımının çok zaman alması ve stres, cinsel yaşama duyulan ilginin ve cinsel ilişki sıklığının azalmasına neden olabiliyor.

Bir çoğunda; yorgunluk ve bebek bakımı nedeniyle cinsel yaşama zaman ayıramama, boş zaman bulunduğunda uyumayı ya da kitap okumayı tercih ediyoruz. Ya da anne kahvesi eşliğinde sosyal medyada takılmayı.

Hatta bazı durumlar var ki; Cinsel ilişki sırasında bebeğin varlığının rahatsız edici olması, yeni ailesel durumlara alışana kadar cinsel ilişkiyi ertelenebiliyor. Yürümeye başlayan çocukla gelen ise, basılma tedirginliği.

Bazen ise kendi kendine yapıyor anneler, verilemeyen kilolar, kendini mutlu hissetmediği beden imajımız, süt dolu memeler o andan uzaklaşmaya da sebep olabiliyor.

Bireysel yaşamın sürdürülebilmesi için mutlaka doyurulması zorunlu olmayan bir alan bence cinsellik. Soysal- kültürel bir çok etkeni var yukarı da yazdıklarımın yanında. İşe bu yüzden, cinsel hayata ilişkin yaşanan problemler karı- koca için son derece özel, rahatsız edici, fiziksel ve sosyal açıdan yıkıcı bir durum olup; strese, eş ile uyuşmazlıklara ve boşanmalara yol açabiliyor.

Bu konuyu: ihtiyaçlarınızı, duygularınızı, çocuğunuz ile iletişimin temellerini atarken, ebeveynlik açısından da güvenli bağlanma, karı koca iletişimimizi güçlendirmek için yaptıklarımızın arkasında neler olabileceğini düşünmek için yazmak istedim.Cinsellik hayatın odağı olmasa da, karşılıklı tatmin eden bir cinsel hayat mutlu bir ilişkinin de bileşeni. O yüzden nerede ve neden yattığımız da önemli bence. Çocuğunuz için de ilişkinizin rol model olacağını unutmayın.

548355936719Haydi yatın bakalım koyun koyuna, aktif cinsellik yoksa da, sarılmalar, flörtöz bakışmalar mesajlar, kaçamak dokunuşlar da o heyecanı sürekli kılar, yaşasın anne baba saatleri:)

Bir de çocuk yatakta uyuduğundan buluşamamalar var onları da başka bir yazıda diyeceğim de Haydar Dümen sayfasına dönmekten korkarım :)))

Ebevynlikte, aşkta, sağlıkta kalın…

Ebe Pınar MALLI

 

1 YORUM

CEVAP YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here