Oimage3 (32) da canımdan olan candı…

İlk kez göz göze gelmiştik!

Ve bir anne gözlerini dünyaya açmıştı… Annelik diyarının en tozpembe en temiz en meşakatli yolunu tutmuştu! Göz yaşının adı da: mutluluktu, şaşkınlıktı, şükürdü, sabırdı, güçtü, kadınlıktı en çok da ILGAZ’dı… O boncuk gözler ona baktıkça daha da artıyordu akanlar… Ama işte o anlarda onlara özel bağını kuruyordu o yaşlar

İşte o an artık anneydim ben!

Ruhum bir gece de büyüyor olmaktan ürkmüş, bir canın nefesini saymak sorumluluğu altında korkmuş, sevdiklerine sarılmakta bulmuş gücü… Anneliğini büyütmüş oğluyla, onunla tutmuş anneliğin ritmini, tüm bildiklerini unutmuş onunla öğreniyormuş anneliğini! Gücü yettiği yerde göğsünü siper ediyor, üstesinden gelemedikleri için bir köşeye sinip ağlıyormuş, dünyanın yedi harikasından olmasa da dünyanın en Harika en kusursuz şeyiymiş o his!

 Bugün benim annelik yıldönümüm, daha dün dediği o anın üstesinden 730 gün geçmiş oysa…

Tek bir doğru olmadığını öğrenmiş hayatında, hatta önceden kesinlikle yapmam dediği çoğu şeyi yapar bulmuş kendini… tahammülün ne demek olduğunu öğrenmeye, eskiden sabırlıyı bir insanım diye kendini tanıtırken anneliğinde öyle olmadığını görmüş. Uykusuzluk en zorlandığı olmuş, ateş nöbetli geceler ise en çok kalbini acıtan.

Emzirince kutsal olmadığını anlamış ama emzirebildiği için şükür etmiş. Memeleri acıdıkça ağlamış.

Hayatı spontane yaşamayı severken, annelikte planlı olmazsa hep bir eksik olduğunu keşfetmiş, yirmi dört saatinde asla yetmediğini anlamış. Randevu saatlerinde dakik olmayacağını ise işe başladığı ilk an anlamış 😊

gebbepinar-5Yaptığı bazı şeyler ile kendi ile gurur duymuş, yapamadıkları için de üzülmüş. Uzun ve esnek çalışma saatleri onu yorsa da, cücüğü ile geçirdiği vakitlerden çaldığını hissetse de kabul etmiş bu hayatı. Çalışmak ona da iyi geliyormuş, anlatıyormuş oğluna bu durumu, artık kapı da “kolay gelsin” dediğinde eriyip bitiyormuş. Bazen işine onu da ortak ediyormuş, birlikte çalışıyorlarmış.

Kitaplardan anneliğini çözemeyeceğini anlayalı çok olmuş ama göz atmadan da duramıyormuş. İç güdülerine güvenirken, kendi çocukluğunun izlerinden de ayırmaya çalışıyormuş. Zaman değişiyormuş hiçbir bilgi tecrübe aynı kalmıyormuş. Sevgi dolu bakışlar, cümlelermiş baki kalan.

Sokakta büyüyen bir çocuk olarak, evde oyun kurmayı onunla öğreniyormuş. Bazen ayından büyük aktiviteler kurarken anne olarak kendini yapar buluyormuş, boyamalarmış mesela onlar.

Hep duacı olmuş, “inşallah maşallah” dolu olmuş… çünkü anne olmak bunu gerektiriyormuş.

gebbepinar-9En büyük duası; Ilgaz’ım cücüğüm, dilerim: adaleti yüce, iyi bir insan olup, mutlu ve sağlıklı, aldığı her nefesin kıymetini bilen, doğayı seven, kadın kıymeti bilen, hayata karşı bakışı hep pozitif olup etrafına da bu enerjisini veren, okumayı seven, müzik ile yaşayan, başarı ile hırsı birbirine karıştırmayan, kafası kafasına denk çok arkadaşı ama iyi günde kötü günde öz dostu olan, sevgisini hem dili hem bedeni ile ifade eden, maddi açıdan rahat ama hali darda olanı da anlamasını ve paylaşmayı bilen, anne babası ile arkadaş gibi- dost gibi olan, hayırlı bir evlat ol!  hayırlı insanlar ile karşılaş!

Dileyen isteyen bekleyen herkese nasip kısmet olsun.

gebbepinar

CEVAP YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here